AVUKAT YILMAZ YALÇIN
30 Eylül 2016 Cuma
Avukat Kimdir?
Avukat,gerçekleri en yalın hali ile ortaya çıkarmakta kararlı olan ve her zaman hukuk kuralları ışığında adım atan kişidir.Bu kapsamda avukat dürüst olmaktan öte bir misyona sahiptir.Bu misyonu taşımak çok ama çok zordur.Çünkü bu yolda yürürken çok zorlu engeller bekler avukatı.Avukat hukukun her dalında mükemmel olmak zorunda değildir.Branşlaşmak gerekir.Hukuk okyanus gibidir.Avukat bu okyanusta boğulmadan ve yorulmadan yüzmelidir.Avukat aldığı işi büyük bir özenle yapmak ve en iyi şekilde sonuçlandırmakla mükelleftir.Avukat inanmadığı işi almak zorunda değildir.İnandığı davaları almak prensibini taşımalıdır.
21 Aralık 2014 Pazar
avukat
Ekrem Dumanlı'nın avukatı Gazi Tanır, İstanbul Adliyesi önünde, soruşturma ve soruşturma çerçevesinde yaşanan hukuksuzluklarla ilgili olarak açıklama yaptı.
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
İşte o açıklamadan satır başları:
- 5,5-6 saat bizi küçük bir odada beklettiler. Çok istememize rağmen, savcılarla görüştürmediler. "Bu kadar uzadığına göre, karar verecek artık" dedik, ama yine beklettiler. Sonra sabah saat 5'te, 'yeter artık' dedik. Kalan arkadaşların hepsi sevk edildi. Yine savcı beyle görüşmek istediğimizi ısrarla söyledik. Savcı bey bir saat önce ayrılmış.
- 9 da başlayacak dedikleri mahkeme sorgusu 10:30'da başladı. Avukatlar olarak savunma yapabilmemiz için, sevk maddelerini bilmemiz gerekir. Bunu mahkeme safahatında öğrendik. Hakim bey 'kısıtlama var' dedi, göstermedi. Türkiye'nin en büyük gazetesinin genel müdürü bir maddeyle sorgulanıyor, ama biz bunu dosyasında göremiyoruz. Arkasından, Ekrem Bey, hakim beye 'neyle suçlanıyorum, bunu okur musunuz.' diye sordu. 'Terör örgütüne üye olmak, iftira, hürriyeti tahdit.' dediler. İftira suçu anayasa mahkemesi tarafından kaldırıldı. O suç yok yani. O suçla alakalı bir soru sorulmadı bize. 'Maddi deliliniz nedir' diye sorduk. Aldığımız cevap: "Gazetede yayınlanan 2 köşe yazısı ve Hocaefeni'nin bir sohbetinin bir metninin gazetenin 3. sayfasında yayınlanması.
- Ekrem Bey'e, 'Hakim beye başka suçlama var mı?' diye sordu, hakim 'yok' dedi, bize döndü, ve şöyle dedi: Boşuna uğraşmayalım arkadaşlar, biz savunmamızı yapalım. Sonra Hakim bey'e, 'Bunların yazarı ben değilim, onları da çağırdınız, dinlediniz. O yazarların ikisini de bıraktınız. Gazetemizde yayınlanan haber için, 3. sayfanın editörü haber değeri görmüş, yayınlamış.
Hocafendi bir konuşma yapıyor, gazetede yayınlanıyor, sonra televizyonda bir dizide replik olarak yayınlanıyor.
- Ekrem bey, hakime şöyle dedi: "Kimse bana talimat vermedi, veremez. Talimat almam da vermem de. Ahmet Şahin benden önce de bu gazetede vardı, 20 yıldır yazıyor. Hüseyin Gülerce, gazetenin benden önceki müdürü, ben bu kişilere nasıl talimat verebilirim? Çok sevdiğim bir insan Ahmet Şahin, ama ben bir tek, senede bir iftarlardada görürüm.
-Hocaefendi'nin konuşması Zaman'da yayınlandığı gibi, Vatan gazetesinde de hatta daha geniş olarak yayınlanmış. Hürriyet'te de yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök de yayınlamış. Birilerine talimat veriliyorsa, o zaman onların da buraya gelmesi lazım.
Örgütle alakalı yazılar, sohbet, 2009'da yapılmış. Fakat soruşturma 2008de başlamış. Bir sene önce MİT ve Emniyet zaten araştırma yapmış. Soruşturmayı yapan kim, Emniyet Genel Müdürü Kaan Köksal. Açıklamayı dönemin vali Muammer Güler yapmış. Böyle bir örgüt varsa, onların da buraya gelmesi lazım. Dosya tamamen boş, birinci sınıf hukuk öğrencisine versen, bu ne biçim dosya diyecektir. Hele Ekrem beye yüklenecek hiçbir şey yok. Durumu kamuoyuna bırakıyoruz. Herhalde akşama kadar buradayız.
HUKUKA VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE SAYGIYA DAVET EDİYORUZ
Adalet Hukuk Derneği üyesi bir grup avukat da açıklama yaptı. Dernek adına açıklamayı okuyan Avukat Süleyman Taşbaş," Savcılık ifadesi alınan şüpheliler hakkında derhal serbest bırakılma kararı verilmesi gerekirken, makul bir gerekçe gösterilmeden ek gözaltı süreleri alınarak, haksız yere nezarethane ortamında günlerce tutuldular" dedi.
Taşbaş açıklamayı, "Cumhuriyetimizi, demokrasimizi, yargı sistemimizi, ülkemizi içine düşürdükleri bu vahim tablodan, iktidar sahiplerini sorumlu davranmaya, hukuka ve basın özgürlüğüne saygıya davet ediyoruz" diye sürdürdü.
DUMANLI'NIN DİĞER AVUKATI AKTAŞ: GÖZALTI BOYUNCA HUKUKA AYKIRI İŞLEMLER YAPILDI
Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın avukatı Nazif Aktaş, İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. Gözaltı süresi boyunca çok fazla hukuka aykırı işlemler yapıldığını söyleyen Aktaş, "Ekrem Beyin, hangi eylemi nedeniyle suçlandığına dair bize bir şey söyleyen olmadı." dedi.
Savcıyla bile görüştürmediler
Özgür basını hedef alan 14 Aralık operasyonu kapsamında gözaltına alınan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın avukatı Nazif Aktaş bir açıklama yaptı. Aktaş, Dumanlı ile sorgudan önce görüştüklerini söyledi. Görüşme tutanağına Dumanlı'nın hukuka aykırı olarak tutulduğunu yazarak şerh düştüklerini kaydeden avukat Aktaş, "4 günlük emniyet süreci içinde maalesef çok fazla hukuka aykırı işlemler yapıldı. 4 gün süresince Ekrem Bey ve bizler avukat olarak Ekrem Beyin hangi eylemi nedeniyle suçlandığına dair bize bir şey söyleyen olmadığı, gösterin dediğimizde hiçbir şey göstermediler. Bu süreçte Cumhuriyet savcısı ile dahi görüşmediler. Gayri insanı bir ortamda sürekli bekledik. Emniyete sabah 8'de geliyorduk akşam 11'de gidiyorduk. Ekrem Bey ne zaman sorguya alınacak söylenmiyordu." diye konuştu.
Avukatlar açıklama beklerken, açıklama AA'ya yapılmış
Sorgulamanın dün akşam saat 23.00'da bittiğini ancak Dumanlı'nın mahkemeye sevk ya da serbest kalma durumuyla 'ilgili kendilerine herhangi bir açıklama yapılmadığını kaydeden Aktaş, "Ancak el altından Anadolu Ajansı'na açıklama yapılmış. 20 tane avukat biz açıklama beklerken Anadolu Ajansı'na açıklama yapılmış." dedi.
Dumanlı çok rahat
Sorgulama sırasında Dumanlı'nın gayet rahat olduğunu kaydeden Aktaş, "İşin doğrusu sorguya başlamadan önce hakime 'şu dakika itibarıyla müvekkilin hangi eylemi nedeniyle iddia edilen suçun ihlal edildiğini bize lütfen söyleyin. Ne yapmış da Ekrem Bey silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlemiş bunu gösterin.' dedik." diye konuştu. Ekrem Dumanlı'nın silahlı terör örgütü kurmakla suçlandığını ifade eden Aktaş, "Deliller ise iki tane köşe yazısı ve Fetullah Gülen Hocaefendi'nin sohbetinin yayınlanması. İki köşe yazısını yazan yazarlardan Hüseyin Gülerce zaten talimat almadığını ve talimatla yazmadığını açıkladı. Yine Ahmet Şahin hoca da 'ben zaten yılda bir defa Zaman Gazetesi'ne giderim. Hocaefendi bana talimat da vermez, vermedi de. Ben yazılarımı kendim yazarım.' Ahmet Şahin hoca iddia edilen yazıda zaten Tahşiye örgütünden bahsetmiyorum diyor. Soruşturmanın Hocaefendi'nin sohbeti ve sonrasındaki iki tane köşe yazısı ve akabinde Samanyolu TV'de 'karanlık kurul' diye senarize edildiği iddia ediliyor. Bu şekilde örgüt suçlaması yapılıyor." açıklamasında bulundu.
Bizden önce, AKP'li vekiller soruşturulmalı
Tahşiye soruşturmasının Hocaefendi'nin sohbetinden çok daha önce başladığına dikkat çeken Aktaş, konunun medyaya yansıdığını ve bu delilleri mahkemeye sunduklarını söyledi. Aktaş şöyle konuştu: "Dosyadaki MİT raporundan haberdar değildik. Dosyada kısıtlılık kararı var. MİT raporu 2008 yılında, iddia edilen Hocaefendi'nin sohbetinden 4 ay önce rapor edilmiş. Ama tabi ki ne zaman başlatıldığını bilmiyoruz. Herhalde bu rapordan öncedir. Sohbetten bir yıl öne MİT tarafından bu terör örgütü takibe alınmış, akabinde zaten bu terör örgütü sorgulanmış, yargılanmış, yargılaması devam ediyor. Burada kim suçlanabilir. Ortada mahkeme var, Cumhuriyet savcısı var. Zamanın İstanbul Valisi Muammer Güler, zamanın Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'ın talimatıyla soruşturma başlatılıyor. Takip MİT ile yapılıyor ama soruşturma Oğuz Kağan Köksal tarafından başlatılıyor. İkisi de şu anda iktidar milletvekili, suçlanacaksa evvela onların suçlanması lazım."
Dünya'ya rezil oluyorsunuz
Fetullah Gülen Hocaefendi'nin soruşturma konusu olan sohbetinin Vatan gazetesinde yayınlandığını vurgulayan Aktaş, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Vatan gazetesinin sorumlu müdürünün de yargılanması lazım. Yine zamanın Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, Hocaefendi'nin uyarısını değerlendirmiş ve önemli görmüş. O zaman Ertuğrul Özkök de örgütün en önemli üyesi durumunda. Ortada traji komik bir durum var. Yine aynı dönemlerde ulusal ve yerel medyada bu örgüt hakkında çıkan haberler var. Şanlıurfa'da Abdülkadir Badıllı hocanın 2003 yılında bu örgütle ilgili uyarıları var. Hepsi örgütün üyesi, böyle bir saçmalık olmaz. Ekrem Bey'in en çok üzüldüğü bu. Ekrem Bey de sayın hakim iki tane köşe yazısı bir tane haber, üstelik bunları ben yazdırmamışım kişiler kendileri söylüyor. Bununla ilgili silahlı terör örütü olur mu? Dünya rezil ediyorsunuz. Lütfen bu iradeye hakimler ve savcılar alet olmasın dedi. Yine aynı yazılardan dolayı Hüseyin Gülerce ve Ahmet Şahin serbest kaldı. Madem iddia edildiği gibi iki tane köşe yazısı ve haber var. Bunlarla ilgili bir soruşturma var mı. Bu kişiler bir yayınevi olduğu için basın kanunlarını da biliyor. Bir tekzip bile yok. Dün dündür bugün bugündür. Demekki başkası tarafından da aynen söyleniyor."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)